24 Aralık 2013 Salı

Emperyalist sendrom


 
 
Umutları zaman zaman emperyalist güçlerin açıklamalarına, sömürü güruhuna bağlayanlar, “Türkiye aleyhine bir açıklama yapılsa da biraz rahatlasak,” görüntüsü veriyor…

Fıtrat meselesi, huy bir türlü terk edilemiyor…

Sanki ülkemizin güçlenmesini, büyümesini, refahın bütün toplum katmanlarına yayılmasından rahatsızlık duydukları izhar ediliyor.

Her ne zaman ülkede, belli bir azınlığı değil de, bütün milleti kucaklayan bir yönetim bulunsa, gizlenmiş iç ve dış güçlerin işbirliği zaman zaman çeşitli bahanelerle açığa çıkıyor.

Şimdiye kadar umutları darbelerdi çok şükür ülkemiz bu garabeti dirayetli, kararlı Ak Parti hükümetleri sayesinde aştı.

Bu yanlış ülkemize çok büyük zararlar vermişti.

Temenni ediyoruz ki ülkemiz böyle bir yanlışa bir daha düşürülmez.

Fakat iç ve dış güçler durmak bilmez fıtratları gereği mugalata sanatını iyi kullandıkları ve fitne senaryolarında uzman oldukları için benzer yollara başvurmayı ihmal etmemekteler.

Ülkesini seven, bütün ülkeyi kucaklayan bir idareyi çökertme girişimlerini her fırsatta deniyorlar ve bu gidişle sürdürmede de kararlı oldukları izlenimini veriyorlar.

İşte son olaylarda konuşulan, tartışılan yapılan açıklamalar milyar dolarların uçup gittiğini gösteriyor!

Son günlerde ülkemizde istenilmeyen olayları görünce, insan bazı soruları sormaktan kendini alamıyor!

Bu şekilde akıl ve mantık dışı öç alma kimin işine yarıyor?

Eğer doğruysa devletin kurumlarını ele geçirme ne anlama geliyor?

Bu ülkenin kurumları kimin elinden alınıp kimin eline verilecek?

Niye birilerinin menfaati ön plana çıkıyor?

Niye başkalarının iradesi devreye giriyor?

Niye milletin %50 oyu ile işbaşına gelmiş bir iktidar ve hükümet yıpratılmak isteniyor, batı demokrasilerindeki gibi millet iradesine ne zaman saygı göstermeyi öğreneceğiz?

Yıllardır oluşan istikrar ve güveni zedelemek kimin işine yarayacak?

Bölgesinde tek başına bir istikrar ve güven adası gibi duran ülkemiz var.

Amaç bu güven ve istikrarı zedelemek mi?

Yoksa yükselen Türkiye imajı mı yaralanmak isteniyor?

Veya Türkiye’nin geleceğe yönelik sürdürülebilir kalkınma hedeflerini baltalamak mı?

Güçlü bir Türkiye sadece kendisi için değil, aynı zamanda mazlum İslam âlemine rehberlik edecek; onların bulundukları zulüm ortamından kurtulmalarına yardımcı olacak...

Fakat tezgâhlar ne kadar haince, çirkince, sinsice hazırlanırsa hazırlansın, gerçekler ne kadar kamufle edilirse edilsin, ne kadar saptırılırsa saptırılsın artık bu millet gerçekleri çok iyi biliyor, her şeyin şuurunda neyin ne maksatla ve kimlere hizmet için yapılacağını çok iyi biliyor.

Yeter ki aklıselim elden bırakılmasın ve söylentilere değil de, gerçekleri görülebilsin, kendi iradesine sahip çıkabilsin.

O zaman ülkemizi bir Suriye, bir Mısır, bir Afganistan haline çeviremeyeceklerdir.

O zaman emperyalistlerin bu çirkin hevesleri kursaklarında kalacaktır.

O zaman ülkemiz kalkınma ve refah yolunda hedeflerine daha çabuk ulaşacaktır.

Bir daha emperyalistlerin tuzağına düşmeyecek ve düşürülmeyecektir, temennimiz, ümidimiz, inancımız bu yöndedir.