8 Aralık 2013 Pazar

Başkalarının ekmeğine yağ sürmek



 

Bugün yeryüzünde sorunlarını meşruiyet yoluyla çözemeyenlerin içine düşürüldükleri çıkmaz terör.

Terörü bir kurtuluş yolu olarak görenlerin birçoğu geri kalmış ülkelerde ve İslam ülkelerinde bulunuyor…

Bu çıkmaza düşürülenler meselelerin üstesinden gelmek ve başarmak için en ideal yolun meşruiyet olduğunu bir türlü anlamak istemiyorlar.

Bu çıkmaz, aklıselim ve ileri görüş eksikliği; belki de bu eksiklikleri sezen hain güçlerin kurtuluşun tek yolunun terör olduğunu göstermeleri ve şartlandırmalarından ileri geliyor.

Terörle çok sayıda masum insan hayatını kaybederken, teröre bulaşan, bu işte fiilen görev alanlar da boş yere hayatlarını kaybetmiş oluyorlar.

Kimin adına, kimin amacına hizmet ettiklerinin şuurunda olmadan…

Mücadele ettikleri yol uğruna bir şeyler kazanmak isterken, bu gayrimeşru mücadelenin içinde olanlar dâhil, masum insanlar da bundan zarar görüyor!

Bu çıkmazdan menfaat sağlayan ister küçük, isterse büyük oranda olsun; ister ferdi olsun veya belli bir kitle adına olsun terörün kazananı sadece ve sadece bu işin arka planında olanlar, bu çirkin ve haksız işi organize edenler olmuştur. Bunca tecrübeden sonra insaf edip bu acı gerçeği fark etmek ve görmek gerekiyor.

İster psikolojik olsun, ister silahlı olsun bu işe alet olanlar ile bu çirkin oyunun kazananı bu işin organizatörleri, yani arka plandakiler, elini soğuktan soğuğa değdirmeyenler...

Evet, kazançları gayri meşru da olsa, onlar için meşruiyetin zaten önemi yok. Karakterleri, yapıları gereği meşruiyet ortamından haz etmezler.

Bugün yeryüzünde içine düştükleri sıkıntıları aşmak ve kurtulmanın tek yolu meşruiyet içinde kalarak ve meşru zeminlerde mücadele etme gerçeğini bir türlü anlamak istemeyen; bu gerçeği görmek istemeyenler hem kendilerine ve hem de söz de savundukları değer ve toplumlara zarar vermekteler.

Günümüzde uzun yıllardır şu veya bu şekilde teröre saplanan ülkeler var bunların hemen hepsi Müslüman ülkeler; hep geri gitmişler, bulundukları toplum ve ülkelere büyük ölçüde onarılmaz zararlar ve acılar vermişler.

Bu yanlış anlayış, bu yanlış tutum sürekli karşı tarafa önemli kozlar vermekte. Sömürgeci ülkeler ve bu zihniyetin sahipleri bunu kendi menfaatleri doğrultusunda çok iyi kullanmaktalar.

Bu iş başkalarının ekmeğine yağ sürmek, daha doğrusu yabancıların ekmeğine yağ sürmek, onların güçlenmesi, semirmesi için ortam hazırlamaktan başka bir amaç taşımadı, taşımıyor.

Kazanan hep onlar oldu; kaybedenler, geri kalanlar ve ise fiilen bu işe alet olanlar olmuştur.

Aklıselimi ve mantıklarını kullanarak dönüp geriye bakarlarsa bu acı gerçeği çok net bir şekilde göreceklerdir. Yeter ki iradelerini başkalarına satmasınlar, aklıselimden yana kullanmayı tercih etsinler.