1 Mayıs 2013 Çarşamba

Başkanlık sistemi = ileri demokrasi





Önümüzdeki yıl ülkemizde ilk defa Cumhurbaşkanlığı için seçim yapılacak.
Daha doğrusu hukukçuların yorumuna göre seçimle, millet iradesiyle gelen ilk cumhurbaşkanı olması nedeniyle, ülkemiz başkanlık sistemine fiili geçiş yapmış olacak.
Başkanlık seçimiyle ileri demokrasiye bir adım daha atılmış olacak.
En bilinen şekliyle Amerika’da uygulanan başkanlık sisteminin kısa tarifi ise kendilerine göre şöyle, “başkanlık sistemi bir yönetim şekli olup, yürütme organı devletin ve hükümetin başı olan başkan tarafından yürütülmekte olan sistem,” şeklinde yapılıyor. Yine bu ülkede başkan seçilen kişi ordunun başı ve dış politikadan doğrudan sorumlu oluyor.
2014 yılında yapılacak seçimle fiilen yeni bir döneme girmiş olacak ülkemiz, bunun için, işin kâğıt üzerinde kalan kısmının fiili duruma uyarlanması gerekecek.
Belki şartlar gereği, yeni sistem ilk defa uygulamaya girmesi nedeniyle, ilk etapta uygulamada yarı başkanlık şeklinde yer bulacak.
Aslında böylece Türkiye’ye daha demokratik bir yapının kapıları açılacak ve bu sistem gereği daha demokratik bir yapıya kavuşmuş olacak.
Devletin tepesinde yer alan şahsiyet tabii olarak icranın başı olacak. Böylece tenkit edilme kapısı açılmış olacak.
Herhalde, atanmışlarla seçilmişler arsındaki en önemli farklardan biri de bu olsa gerek.
Çünkü atanmışların tenkit edilme durumu söz konusu değil, seçilmişler için eleştiri kapısı açık bulunuyor.
Bu da tıpkı başka ülkelerdeki uygulanan başkanlık sistemi gibi olacak.
Başkanın fiilen icraatın içinde daha aktif bir şekilde kendini bulması icraatlarını beğenmeyenler tarafından tenkit müessesesinin çalışmasını gündeme getirecek. Böylece bu yeni dönem tenkit edilen makam temsilcisine haklı olarak savunma kurumunun çalışması hakkını vermiş olacak.
Bu da Türkiye’nin demokratikleşme yolunda bir adım daha ileri gitmesini sağlayacak.
Böylece, 2014 başkanlık seçimlerinin ardından ülkemizde yeni bir dönem başlamış olacak. Son on yılda ülkemizde yaşanan değişim sürecine yeni bir sayfa daha eklenmiş olacak.
Ancak her fırsatta değişimden yana olduklarını, demokrasiden yana olduklarını söyleyenlerin başkanlık sistemine karşı çıkışları bu söylemleriyle sanki bir çelişki oluşturuyorlar.
Bu anlayış da ileri demokrasiyi istemediklerinin yorumuna yol açıyor.
Statükodan yana tavır alarak, demokrasiyi savunduklarını söylerken çelişkiye düşmüş oluyorlar. Eğer bu yeni sistem ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine ve kalıcı istikrarına mevcut yapıdan daha çok fayda sağlayacaksa bu sistem tercih nedeni olmalı.
Amaç da bu herhalde, yani ülkemizi her bakımdan daha ileri seviyelere götürmek...