11 Mayıs 2014 Pazar

Tribünlere oynama hastalığı


 

Öteden beri bu tür konuşmalar genellikle sıkıntılı olmuş.

Zaman zaman bu tür konuşmaları yapanlar bulunduğu sınırları aşmış.

Bir bakıma karşı tarafta "maksadını aşan bir üslup ve muhteva ile yapılmış" intibaını bırakmıştır.

Hatta belli çevrelere “ayağını denk al” mesajı verilmiştir.

Özellikle siyasi bir muhtevayla yapılması ise Millet iradesine saygısızlık addedilmiştir.

Arkasında yatan maksat ise hep o malum zihniyetin kendini ifşa etmesi olmuştur.

Belli elitlerin istekleri veya rahatsızlıkları dile getirilmiş olması veya bu gibi yerleri fırsata çevirme anlayışı sergilenmiştir.

O zamanda bu tür konuşmalarda akla şu soru geliyor; demek ki protokol, kurum ve kurallar konusunda ya bir eksiklik var veya aşırı bir esneklik var.

Ya da bu kuralları ve nezaket kurallarını hiçe sayarak istismar var.

Danıştay kuruluş yıldönümü, bu tür toplantılarda “kimler konuşur, ne konuşur ve ne kadar konuş” konularının belirlenmesini gündeme getirmiştir.

Bu tür konuşmalar aynı zamanda statükocu bir anlayışın tezahürü oluyor.

Dahası içe kapanık kısır bir anlayışın ürünü olmaktan öteye geçmiyor...

Küresel bir dünyada bu kalıbın dışına çıkma ufkunu göstermek gerekiyor.

Kendi konusu yerine bir muhalefet partisi gibi bir metinle konuşma yapmak, herhalde meclis çatısı altında milletin reyi ile seçilmişlerin görevi olsa gerek.

Her önüne gelen istediği yerde bir siyasi parti temsilcisi gibi konuşursa bu tür toplantıların özüne ve ruhuna saygısızlık edilmiş olur.

Yapılan konuşma metininin birçok yerinde karşı tarafa söz hakkı verilmesi veya cevap verilmesi hakkını oluşturmuştur, yorumları yapıldı.

Çünkü karşı tarafı itham ve kamuoyunu yanıltma içeren bir konuşma olmuştur.

Demek ki bu istenmeyen olaya sebebiyet veren zat meclis çatısı altında yapılması gereken konuşmayla; açılış, kuruluş yıldönümlerinde yapılması gereken konuşma adap ve muhtevasını karıştırmış olmalı.

Sayın Başbakanımızı da Danıştay kuruluş yıldönümünde Barolar başkanının yapmış olduğu konuşmaya olan tepkisi herhalde bu neden dolayı olmalı; yani esas ve usul dışı bir konuşma yapılmış olmasına olan tepkiden ileri geliyor olmalı.

Bu aynı zamanda bir yargı organının kuruluş yıldönümünün istismar edilmesine neden olmuştur.

Bir hukukçunun hukuk ve nezaket kurallarına daha örnek bir şekilde uyması gerekir.

Demek ki bu tür toplantı ve kutlamalarda, kimlerin konuşmacı olacağı ve konuşma metninin nasıl olacağı ve belirlenmiş bir süresi yoksa yeniden belirlenmesi; varsa da buna riayet edilmesi için gereğinin yapılmasını gündeme getirmiştir.