16 Aralık 2012 Pazar

Küresel problemlere pansuman tedbirler!



 


Görevi gereği hemen hemen küresel sorunların hepsiyle ilgilenen Birleşmiş Milletler çözümde çeşitli nedenlerden dolayı zorlanıyor veya yetersiz ya da eksik kalıyor.

Küresel sorunların çözümüne önderlik ederken gerek zamanlamasında ve gerekse başka nedenlerden dolayı tam ve kesin olarak sonuca gidemiyor. Bu da sorunların bir bakıma kronikleşmesine yol açıyor.

Birleşmiş milletler ‘balık tutmasını öğretmek’ yerine ‘balık vererek’ dünya genelindeki milyonlarca insanın sorunlarını çözmeye çalışıyor.

Kalıcı çözüm yerine, geçici olanı tercih ediyor. Pansuman tedbirlerle küresel toplumun yaralarını sarmaya çalışıyor.

Bu çabası olağanüstü ve acil durumlar için çok yerinde ve çok doğru...

Bu anlamda elbette yapılması gerekeni yapıyor, ancak iyileştirmelerin sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasında yetersiz kalıyor.

Temel insani sıkıntılara baktığımızda, dünya genelinde 1 milyar insan güvenli içme suyundan yoksun, yine yaklaşık başka bir milyar insan açlıkla karşı karşıya bulunuyor, yeterli beslenemiyor; 2,5 milyar insan ise sanitasyon eksikliği, yani zaruri ihtiyaçların giderilmesi için elzem olan, hijyenik ve sağlıklı olmayan bir ortamda yaşamaya çalışıyorlar.

Bu yapı içerisinde her yıl binlerce insan bu eksikliklerden dolayı hayatını kaybettiğini yine BM’ye bağlı kuruluşların raporlarından öğreniyoruz…

 

Kronikleşmiş uzun yılların küresel sıkıntıları yanında acil yardım bekleyen çeşitli nedenlerle mağdur olmuş insanlar için BM’nin acil finansmana ihtiyacı var.

Birleşmiş Milletler 2013 yılı için acil olarak 8,5 milyar dolarlık bir fona ihtiyaç duyuyor. Önümüzdeki yıl içinde 51 milyon insanın acil ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bu finansmanı bulması gerektiği çağrısında bulunuyor.

Bu insanlar tabii afetler veya şiddete maruz kalmaları neticesinde yerlerinden yurtlarından edilmiş, açlıkla karşı karşıya kalmış, evsiz, korumasız ve savunmasız durumdalar.

Acil yardım yapılacak ülkelerin çoğu Afrika'da bulunuyor.

Mevcut durumda Afrika yeryüzünde en sıkıntılı kıtaların başında geliyor.   

Terör, iç savaş, kabile savaşları, kuraklık, açlık ve göçler bu kıtanın en çok yaşadığı önemli problemler.

Savaş, terör ve iç karışıklık ortamı, başta insan olmak üzere bütün canılar için hayatı idame ettirmenin en büyük engelini oluşturuyor.

Huzura ve güvene yer olmadığı gibi, yatırımı, üretimi risk altına alan ve yaşamı tehdit eden bu olumsuz gelişmeler sürdükçe normal bir düzene geçmek mümkün olmuyor.

Afrika’da aşırı yoksulluk çeken ülkeler; Çat, Mali, Moritanya, Nijer, Sudan, Kamerun ve Nijerya; bu ülkelerin insani gelişme seviyeleri en düşük olarak bulunuyor dünyada.

Politik istikrarı sağlayamamak bu ülkelerin önde gelen eksiklikleri, bu da başta herhalde bu ülkelerin liderlerinin eksikliklerinden kaynaklan bir durum… İşin içine başka yanlışlıklar da dahil olunca ve bu kötü ortamı fırsat bilerek bu ülkelerin birlik ve beraberliğini sabote edecek şekilde yönlendirince istikrar ve güven ortamını sağlamak zorlaşıyor.

Netice olarak küresel olarak büyüyen problemler karşısında Birleşmiş Milletler kalıcı çözümde yetersiz kalarak pansuman tedbirlerle meselelerin üstesinden gelmeye çalışıyor…