19 Mart 2013 Salı

On yıl sonra Irak’ta değişen ne?


 
 

Irak’ın ABD askerleri tarafından işgal edilişinden bu yana 10 geride kaldı.

Dönemin ABD başkanı Irak’ı işgal amacını New York’taki ikiz kulelerin 11 Eylül 2001 saldırısından sonra ülkesini ve dünyayı terör saldırılarına karşı savaşmak için başlatmıştı.

Bir diğer amacı ise Irak ve Iraklıları özgürleştirmek amacını güdüyordu.

Böylece Irak’a girme amacını insani amaçlarla perdelemişti.

2003 yılı mart ayında başlayan işgalin ardından 10 yıl geride kaldı.

Fakat geçen bu uzun zaman zarfında Irak ne özgürleşti, ne de huzura kavuştu. Ne yazık ki Irak ve insanları eskisinden çok daha kötüye gitmiş görünüyor. Ülkede istikrarlı bir hükümet yok, huzur yok; demokrasinin kurum ve kuralların kurulması ve işletilmesi vaadiyle yapılan işgalden ülke nasibini alamadı.

İşgalin ilk gününden beri Irak halkı kan, gözyaşı, her türlü işkence, maddi ve manevi yıkımdan başka bir şey göremedi. Geride parçalanmış, dağılmış ve yok olmuş aileler bıraktı.

Uzun yıllar adil, istikrarlı bir yönetim göremeyen Irak, ABD işgalinden sonra daha da kötüleşti. 10 yıldır ülke insanları işgalin geride bıraktığı zulmü yaşıyor. Her gün patlatılan bombalar onlarca can alıyor ve onlarca insanı sakat bırakıyor.

Demek ki işgalin asıl amacı demokrasi ve özgürlük getirmek değilmiş; asıl amaç zulüm ve vahşetin tohumlarının ekilmesi olduğu geçen on yıllık zaman zarfında açık bir şekilde anlaşılmış oluyor.

Dünya kamuoyu 11 eylül saldırısının kimler tarafından ve niçin yapıldığına dair net ve inandırıcı bir açıklama bulamazken, bu hususta kafalarda birçok sorunun cevapsız kaldığı gerçeği var.

El kaide tarafından yapılan saldırının ise pek gerçeği yansıtmadığı, bunun paravan bir terör örgütü olduğu dünya kamuoyunca biliniyor. Sanki amaç belliydi, Müslümanları hedef almaktan başka bir amaç taşımadığının hükmüne varılıyor.

Hatta bu örgütün kimler tarafından kurulduğunu dünya kamuoyu biliyor. Masumiyet kamuflajına sığınan dönemin ABD yönetimi kendini haklı çıkarmak için yaptığı açıklamalarla dünya kamuoyunu ikna edememiş görünüyor.

ABD ordusu Irak’tan ayrıldı, fakat başlangıçta iddia ettiği gibi ne demokrasi ve ne de özgürlük getirmeden…

Gittiği ve girdiği yere sadece vahşet ve zulmet bırakan ABD ordusu aynı zulmeti Afganistan’da da yıllardır yapıyor. ABD ordularının yaptığı insan haklarına aykırı tutum ve davranışları Afganistan’da Rus işgaliyle yapılanları fersah fersah geçmiştir.

Bu insanlar kendi ülkelerinde esir muamelesi görüyor. ABD ve koalisyon güçlerinin özgürlük, barış, huzur getirmek amacıyla gittikleri ülkelere bıraktıkları, açlık, sefalet, yoksulluk ve insan hakları ihlalleri olmuştur. Bu da dünya kamu vicdanını rahtız etmektedir.

Bu anlayış, bu insanları kendi özlerinden, inançlarından koparma misyonunu yerine getirme amacını gütmekten başka bir şey değildir. Üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek amacını taşıyor. Gölge etmesinler de, bu ülkelerin insanları onlardan başka bir şey istemiyordur herhalde. Temennimiz bunun da en kısa zamanda koalisyon güçlerinin bu ülkeyi terk etmesiyle olacağı şeklindedir…